9 Temmuz 2020 Perşembe
ANTEP FISTIĞINDA TAHMİNİ TÜRKİYE REKOLTESİ 388 BİN TON

ANTEP FISTIĞINDA TAHMİNİ TÜRKİYE REKOLTESİ 388 BİN TON

Türkiye’nin bu artışla dünya Antep fıstığı üretiminde İran’ı geçerek ABD’nin ardından ikinci sıraya yerleşeceğini belirten Tiryakioğlu, bu sene ABD’de 500 bin ton, İran’da ise yaklaşık 200 bin ton bir rekolte öngörülmekte dedi.

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Antep Fıstığı Tahmini Rekolte Tespit Komisyonunun 6 il, 23 ilçe ve 480 köyde yaklaşık bir aydır sürdürdüğü saha çalışmalarını tamamladığını belirterek, “Hazırlanan tahmin raporuna göre Türkiye genelinde bu sene yaklaşık 388 bin ton Antep fıstığı rekoltesinin gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.

MHP Gaziantep Milletvekili Dr. Ali Muhittin Taşdoğan’ın konuk olduğu, Gaziantep Ticaret Borsası, haziran ayı olağan meclis toplantısı GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Tiryakioğlu, MHP Milletvekili Taşdoğan’ı GTB meclisinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, Antep fıstığına tarımsal ürün desteği sağlanması hususunda mecliste yaptığı konuşmalardan ve özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

Antep fıstığının bölgenin en önemli tarım ürünlerinin başında geldiğini anımsatan Tiryakioğlu, bu nedenle fıstık üretiminin artması, kalitesinin korunması ve ürüne katma değer sağlanması noktasında yapılan tüm çalışmaları çok önemsediklerini söyledi.

GTB tarafından 2014 yılından bu yana Antep fıstığına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında sunum yapan Tiryakioğlu, daha sonra GTB Antep fıstığı tahmini rekolte tespit komisyonu tarafından hazırlanan raporun sonuçlarını açıkladı.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 3 milyon 662 bin dekar alanda Antep fıstığı yetiştiriciliği yapılmasına rağmen ekonomik anlamda yetiştiriciliğin 3 milyon 507 bin dekar alanda yapıldığında işaret eden Tiryakioğlu, Antep fıstığında üretimin en fazla yapıldığı illerin ise Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Kilis olduğunu dile getirdi.

Anılan bu 6 ilin ülke toplam üretim alanının yüzde 96’sına sahip olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, kalan yüzde 4’lük kısımda ise diğer illerin üretim yaptığını kaydetti.

Rekolte tespit komisyonun haziran ayı boyunca Antep fıstığının en yoğun olarak yetiştirildiği 6 ilde 23 ilçe ve toplam 480 köyde, zorlu arazi ve iklim şartlarında incelemeler yaparak değerlendirmelerde bulunduğuna işaret eden Tiryakioğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Tespit komisyonumuz tarafından fıstık bahçelerindeki periyodisite (bir yıl ürün verip, diğer yıl vermeme )  durumu, erkek ağaç varlığı, hastalık- zararlı durumu, ağaçların gelişimi, sulama durumu, toprak işleme, gübreleme, budama şekli, taç hacimleri ve yaşları dikkate alınarak ağaç başına verimleri hakkında tahminler yapıldı. Raporda, İlçelere ait köylere verilen değerlerin ortalamaları alınarak ilçenin ortalama değeri bulundu. İlçelerin toplamı ise illerin toplam rekolte değerini oluşturdu. Sonuç olarak rekolte tespit komisyonumuzca yapılan çalışma sonucunda 6 ilin genelinde erkek ağaç varlığı, hastalık ve zararlı durumu, bakım şartları (sulama, gübreleme, toprak işleme, budama, vs.), doğal afetlerden zarar görme ve ağaçların taç hacimleri göz önünde bulundurularak değerlendirmeler yapıldı. Komisyonumuzun çok titiz, yoğun ve özverili çalışmaları sonucunda hazırladığı rapora göre Türkiye genelinde toplam tahmini Antep fıstığı rekoltesinin 388 bin ton olarak gerçekleşmesi beklenmekte. Bu rakam inşallah cumhuriyet tarihimizin en yüksek rekoltesini oluşturacak.”

İllere göre beklenen tahmini rekolteler hakkında da bilgiler veren Tiryakioğlu, “Bu sene yaklaşık olarak Şanlıurfa’da 156 bin ton, Gaziantep’te 148 bin ton, Siirt’te 33 bin ton, Adıyaman’da 22 bin ton, Kahramanmaraş’ta 8 bin ton ve Kilis’te ise 4 bin ton tahmini rekolte elde edilmesi beklenmekte” ifadelerini kullandı.

Tiryakioğlu, uzun yıllar ortalamasına göre dünyada Antep fıstığı üretiminde 3’üncü sırada bulunan Türkiye’nin, 200 bin ton rekoltenin beklendiği İran’ı bu sene geride bırakarak, 500 bin ton rekolte beklenilen ABD’nin ardından ikinci sıraya yerleşeceğini de söyledi.

Rekoltenin yüksek olması noktasında üreticinin ve bu işin ticaretini yapanların rahat olmalarını isteyen Tiryakioğlu, “Biz ürünümüz için tüm dünyanın ilgisini buraya çekmek istiyoruz. En son yapılan dünya kuruyemişçiler konferansında da bunun hakkında açıklamalarda bulunduk. Dış pazarların alım için buraya yönelmesini istiyoruz. Antep fıstığı artık sadece kuruyemiş olarak tüketilen bir ürün değil aynı zamanda endüstriyel bir ürün inşallah ürünümüzü dünyaya en iyi, en değerli ve en karlı şekilde pazarlamaya çalışacağız.”

GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı’da yaptığı konuşmada, meclis çatısı altında gerek Antep fıstığını gündeme getirerek üreticiler adına değerli çalışmalarda bulunan Milletvekili Taşdoğan’a teşekkür etti.

GTB Antep fıstığı lisanslı depoculuğu hakkında bilgiler veren Akıncı, İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan lisanslı deponun bu sene hasat sezonunda ürün kabulüne başlayacağını söyledi.

Fiziki olarak 10 bin ton depolama kapasitesine sahip olan deponun, Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Akıncı, GTB koordinesinde faaliyetlerini yürütecek olan lisanslı deponun tüm risklere karşı güvenli ve sağlıklı depolama imkânı sunacağını dile getirdi.

Akıncı, laboratuvarda sınıflandırma, sınıfına göre depolama, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ile kolay alım- satım ve bankalardan kolay kredi imkânı sağlayan lisanslı deponun devlet garantisi altında olduğunu sözlerine ekledi.

MHP Gaziantep Milletvekili Dr. Ali Muhittin Taşdoğan ise konuşmasında Antep fıstığının dünyada yetiştirildiği yerle özdeşleşen ve ismi ile anılan tek ürün olduğunu ifade etti.

Antep fıstığının endüstriyel tarım ürünü olduğunu belirten Taşdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Antep fıstığına destek verilmesi hususunda ürünümüzü tanıtırken daha anlaşılır olması için fındık gibi diyoruz. O zaman fındığın hak ettiğini, Antep fıstığı da hak ediyor diyoruz. Fındığa ürün bazlı destek veriliyor neden fıstığa da vermiyorsunuz diyoruz. Bu destekleri almamız gerekiyor. Borsa bu zamana kadar konuyla ilgili çok iş yaptı. Antep fıstığına TSE alınmasından, lisanslı depoculuğa kadar birçok önemli çalışmayı hayata kazandırdı. Tabi bu daha da geliştirilebilir. Neticede insan sayısı ve buna bağlı olarak üretim kapasitesi hızla artıyor. Dolayısıyla ürünümüzün değerinin de hızla artması gerekiyor. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Ben incelediğimde ABD’deki antepfıstığının tamamının menşeinin Türkiye olduğunu gördüm. Buna rağmen ABD bizden daha fazla üretim yapıyor. Böylesi kıymetli bir üründen bahsediyoruz. Bu kıymetin anlaşılması için bu kıymeti üretenlere değer verilmesi gerekiyor. Bu işin lobisini oluşturmamız gerekiyor, ürün bazlı destek birinci isteğimiz, o olmazsa kilogram başına destek talep ediyoruz. Hatta geçen yıllarda rakam söylüyorduk, bunları şimdi yeniden güncelleyebiliriz. Destek verildiği zaman hem üretici muhafaza edilmiş oluyor hem de devletin gelir kaybı azalıyor.”

Taşdoğan, Gaziantep’in ekilebilir tarım arazileri bakımından yüz ölçümünün küçük oluğunu fakat ürettiği ürün ve değerler açısında büyük bir tarım şehri olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz