27 Mayıs 2019 Pazartesi
30.000 Adımla Adana’yı Bir Günde Gezmek

Ayşegül Yazbahar

30.000 Adımla Adana’yı Bir Günde Gezmek

 

Adana’yı 30.000 adımla bir günde nasıl gezersiniz diye sorsam?

Kesin yok artık diyenler olacaktır. Hemde sokak sokak, müze müze gezdim.

Nerden başlasam bilemiyorum ki ?

En iyisi ben Seyhan nehrinin o güzel mavi yeşil renginden başlayayım yazıma. İçimiz açılsın hepten. Seyhan nehrini gördüğümde dedim ki “Bu şehrin denize ihtiyacı yok, Seyhan varken.”
Tertemiz, mavi yeşil arası bir renge sahip olan nehir bir kere insana huzur veriyor,
dinginlik dediğimiz o sakin ruh halini üzerinize salıyor. Seyhan kıyılarında dolaşırken aheste aheste yürüyor insan şöyle bir

.

Bana ne! Dolar kaç olmuş, biber kaç paraymış, benzine ne kadar zam gelmiş, piyasada işsizlik kol geziyormuş… Unuttum gitti.
Ben salına salına geziyorum tabii. Hayaller diyorum hayaller. Hayallerimiz değil mi bizi yaşatan? Sevmiyor muyuz bu hayatı?
Ben Adana’ya gelme planlarımı bir yıldır yapıyordum. Hayal kurdum önceleri ve hayallerime sahip çıktım her şeyden öte.
Portakal Çiçeği Festivali’ni de kapsayan tarihlerde Adana’ya gelmek gibi güzel bir seyahate karıştım. Tüm caddelerde ve yol kenarlarında bulunan portakal ağaçlarının buram buram kokusuna kapılıp gözlerinizi portakal çiçeklerine çevirmeniz an meselesi inanın ki. Nasıl etkileyici kokusu var ama nasıl.
Bunu yaşamak istiyorsanız Nisan’da Adana’da olmalısınız. Adana büyükşehir statüsünde olmasına rağmen caddede yürürken yolunuza parklar eşlik ediyor.
Sizin hiç büyükşehirlerde gezerken caddede durup gözlerinizi kapatıp mis gibi kokuyor bu şehir dediğiniz oldu mu ?
Altını tekrar çizmek istiyorum. Kalabalık şehir merkezlerinin size bu anı yaşatma olasılığını söyler misiniz lütfen ?
Biraz da yaşadığım şu deneyimi sizin de hissetmenizi istiyorum ve sırf bu nedenle bile olsa nisanda Adana’ya gelin mutlaka.
Daha parklarından bahsetmedim bile. Üç tane kocamaaaan parkları var. Dilberler Sekisi Parkı, Merkez Parkı ve Atatürk Parkı.
Diyelim ki gününüz kötü geçti. İnanın siz bu parklardan geçtiğiniz an unutursunuz derdinizi. Capcanlı yeşil rengini boca etmişsin gibi ağaçlar, baharda renk renk açan çiçekler,
bankta sohbet eden insanlar…
Yazları sıcaktan nefes aldırmayan bu şehrin böylesine yeşil olması şaşırtıyor insanı. Hatta ağaçlarda değişik değişik ötüşen kuşları dinledim bir süre.Şarkı söylüyorlardı sanki.
Şehrin ortasında nehiri olan yerlere artı puan verenlerden misiniz ? Eee bu şehrin köprüleri de var tabii ama bu işte bir tuhaflık da var. Çünkü köprüleri sallanıyor.
Yavuzlar Köprüsü’nün ve Sinanpaşa Köprüsü’nün adı olmuş sallanan köprü. Yürüme şiddetinize ve insan sayısına bağlı olarak sallanması çoğalıyor. Köprü sallanır mı demeyin,sallanıyor işte!
Portakaldı köprüydü derken gelelim Adana’nın simgesi gibi duran 1998’de hizmete açılan Sabancı Merkez Camii’sine. Tıpkı Trabzon Uzungöl’deki gibi el sallıyor sana hoşgeldin diye.
Ortadoğu’nun en büyük camiisi unvanını kapmış. Velhasıl kelam Ortadoğu’nun en büyük saat kulesi de Adana’da hemde 32 metrelik uzunluğuyla. Şimdi de Ortadoğu’ya kafa tutan ve yeni açılan Adana Müzesi’nden bahsetmek istiyorum. Arkeoloji ve mozaik bölümlerinden oluşan müze beni inanılmaz etkiledi. O heykellerin silüetlerinin, kazılarda bulunan eşyaların deseninin, ekrana yansıtılan slayt gösterilerinin etkisinde kalmamak imkansız gibi doğrusu. Size fazlasıyla tavsiye edeceğim bir müze ki zaten havalimanı ile arası oldukça kısa mesafe. Müzeyi gezerken uçakların iniş kalkış seslerini duyabiliyorsunuz. Diğer gezilecek müzeler ise Atatürk Evi, Sinema Müzesi, Adana Evi Müzesi ve Kuruköprü Anıt Müzesi. Son olarak da Bebekli Kilise’ye gitmenizi öneririm. Adana’da ibadete açık başka kilise görmedim. Bebekli Kilise, Ermeni Apostolik Kilisesi olarak yapılmıştır. Ermeni cemaati şehri terk edince de katolikler için hizmete açılmış. Ziyaret saatleri kısıtlıdır. Sadece salı, çarşamba ve cumartesi günleri 14.00 ile 16.00 saatleri arasındadır. Yani demem o ki Adana’yı bir günde yürüyerek gezebilirsiniz. Hatta akşam Toroslar caddesinde bulunan özgün ve tasarımsal kafelerinde kahve içerek dinlenebilirsiniz. İkinci bir seçenek ise Çukurova Üniversitesi’ne gidip gün batımını seyredebilirsiniz.

Adana’da favorimi not edin derim benden söylemesi , Hemen söylüyorum. Huzur köşesi diye adlandırdığım Seyhan barajı kıyılarına doğru yolculuk yapın lütfen.
Hiç bir şey için ısrar etmem ama bunun için ısrar ediyorum, lütfen gidin oraya. İnsan şehirden uzaklaştıkça huzur kaplar ya içini, kapatır ya gözlerini hissedercesine, sever ya hayatındaki tüm insanları, mutlu olur ya hayali gerçek olmuşcasına, dinlenir ya ruhu tazelenmişcesine. İşte öyle bir şey. Zaten fotoğraflara baktığınızda da anlaşılıyor ama ben yine de ısrar edeyim.

Nisanda Adana çok güzel gitsenize !

          

1 Günde Gezilebilecek Noktalar

  • Atatürk Parkı
  • Dilberler Sekisi Parkı
  • Merkez Park
  • Taş Köprü
  • Sabancı Merkez Camii
  • Sallanan Köprüler
  • Tarihi Büyük Saat Kulesi
  • Kazancılar Çarşısı
  • Ramazanoğlu Medresesi
  • Adana Kültür ve Sanat Merkezi
  • Ulu Camii
  • Bebekli Kilise
  • Etnografya Müzesi
  • Kuruköprü Anıt Müzesi
  • Atatürk Evi Müzesi (Suphi Paşa Konağı)
  • Sinema Müzesi
  • Adana Müzesi

 Kaynak:https://www.gezitopya.com/gezi-notlari/30-000-adimla-adanayi-bir-gunde-gezmek/

17.04.2019 (Ayşegül Yazbahar)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Doğu Ekspresi içsel bir yolculuk

2019 Konçertosu

Mutluluğun Tanımı Çocuktur

AKLIMIN İPLERİNİ SERBEST BIRAKTIM!