22 Eylül 2019 Pazar
Bayram tuzağına düşmeyin

Bayram tuzağına düşmeyin

Bayram yaklaşırken bankalardan turizm şirketlerine kadar herkes yine coştu. Bayrama özel krediler bir tarafta, ‘doldu taştı’ denilerek turizm özendirilmeleri diğer tarafta Türkiye’nin önünde ‘biraz daha bat’ mesajıyla tüketicinin önüne servis ediliyor.

Öncelikle elbette insanların tatile gitmek de, ihtiyacı varsa da kredi kullanmak en doğal hakkı. Fakat bunlar abartı özendirmelerle ortaya saçılıyorsa dikkatli olmak ve doğru okumak gerekir. Mesela söylenenlerin aksine durumun çok da iyi olmadığı izlenimini bize anlatır.

Turistik bir yere gidecekler için şu analizi yapmak gerekir. Kaç kişi peşin parasıyla ya da kredi kartıyla ödese de ay sonunda kapatacağı ekstresiyle tatil ihtiyacını giderecek? Yoksa her zaman olduğu gibi taksit üzerinden yeni bir borç mu yaratılacak?

İhtiyaç kredileri için de durum farklı değil. İnsanların son derece sıkıştığının ve paraya ihtiyacının olduğunun farkındayız. İşte bu gerçekten yola çıkarak bankaların yüksek faiz oranlarıyla size kredi satması, sıkıntıya sıkıntı katmaktan başka bir işe yaramayacak.

Eskiden borcun borçla kapatılması gibi çıkış noktaları aranıyordu. O zaman da mantıklı değildi, ama faiz oranları arasındaki farkta, bir nevi borç öteleme olarak kullanılan bir sistem olarak önümüze çıkıyordu.

Lakin mevcut faiz oranlarıyla borcu borçla çevirmeye çalışmak bir kaç noktada sakıncalı. Öncelikle daha önce kullandığınız ve şu aşamada ödemekte zorluk çektiğiniz kredinin faiz oranlarını dikkate alın.

Göreceksiniz ki bugün size sunulan oranlar, kullandığınız dönemin kat be kat üzerinde. Yani filmin sonunda borcu öteleyeyim derken, daha büyük bir borcun altına girmeniz çok da şaşırtıcı olmayan bir sonuç olacaktır.

Yine bir diğer faktör dünya ekonomisinde sıkıntılar büyüdüğü süreçte, Türkiye’nin ekonomisinin ekstradan riskler taşıması ve küçülme gerçeğiyle karşı karşıya kalması. Bu durumda işverenseniz işlerinizin kötüleşme, çalışansanız işten çıkarılma riskiniz hiç de azımsanacak bir noktada değil.

OECD son olarak Türkiye ekonomisinde bırakın az büyümeyi, eksi büyümeleri öngören bir rapor yayınladı. O yüzden size sunulan haberlere gözlerinizi ve kulaklarınızı kapatın. Tamamen kendi gerçekleriniz ve bütçeniz doğrultusunda hareket edin.

Bankaları anlayabiliyorum. Çünkü bir tarafta kredi vermekte zorlanıyorlar, öte tarafta batık kredi oranları çok yüksek. Bir tarafta ekonomi yönetimi Hazine kağıtlarını alması için baskıyı arttırdı, diğer tarafta satamadıkları paranın maliyeti çok yükselmeye başladı. Neticede onlar da sendikasyon adı altında borç kullanıyorlar.

Bu şartlar altında kredi verecek kişi bulabilirler mi; tartışılır. Ama bulduklarının işinin bu günden daha kolay olacağını söylemek güç. Velhasıl kelam gelenekselleşmiş hale gelen bayram gazına ve tuzağına düşmeyin. Siz geleneksel olarak büyüklerinizi ziyaret edin; bankayı değil.

23.05.2019 (Çetin Ünsalan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Katma Değeri Nerede Kaybediyoruz?

Enflasyon İşsizlik Kokuyor

Kırılmanın Eşiğindeyiz

Ekonomi Ceptir

Size Ne Lazımdı Teşviği

Dolar Toto

FED Faizi ve Sıcak Para

Neyi Satın Almadılar?

Borç Bitti Derken…