19 Haziran 2019 Çarşamba
ESKİ POLİTİKACILAR NE YAPILIR?

Ali Ayhan Özçubukçu

ESKİ POLİTİKACILAR NE YAPILIR?

İktidar cenahında, Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül destekli Ali Babacan’ın kuracağı partinin ayak seslerinin duyulması, eskiyen siyasetçilerin dolaşıma sokulmasıyla kendini göstermeye başladı.

Nasrettin Hoca’ya “eski ay’ı ne yaparlar” diye sorulmuş. O da “kırpar kırpar yıldız yaparlar” cevabını vermiş.

Sıkışan iktidar eski ve unutulmuş isimleri yıldız yapmadı ama Devlet Bankalarına Yönetim Kurulu Üyesi  yaptı. Ayrıca özgül ağırlığı olan bir başka ismi de Saray’da yeni oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu’na atadı.

Eski Bakanlardan Abdülhamit Aksu Yönetim Kurulu Başkanlığı’na, Sadık Yakut, Faruk Çelik ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne vekaleten bakan Mevlut Uysal da Yönetim Kurulu üyeliklerine getirdi. Başka isimlere de teklif götürüldüğü, ancak cevabın ne olduğu bilinmiyor.

Şüphesiz siyasetin çok ısındığı bugünlerde atılan adımların geri planı ve izahı elbette zamanla ortaya çıkacak. AKP seçicileri tarafından zoraki tekaüt edilen bu isimlerin ekonomik ve siyasi krizin tavan yaptığı şu günlerde,  yapılan teklife “mal bulmuş mağribi” gibi sarılması toplumda hiç de hoş karşılanmadı.

Genç işsizlik oranı %26, genel oran %15’lere tırmanırken, yeni emekli olanları bin liranın altında maaş aldığı, emeklilikte yaşa takılanların yasal hakları olmasına rağmen,  kaynak yokluğundan emekli edilmediği 2019 Türkiye’sinde, bilmem kaçıncı maaşı almayı içinize sindirebilmeyi nasıl izah edersiniz?

Bu tamahınız hiç doymak bilmez mi? Sizin lûgatınızda “gözü gönlü tok olmak” diye bir kavram yok mu? Diğergamlık, fedakarlık tabirlerinin ne anlama geldiğini hiç mi merak etmediniz? Sadece maaş ve ikramiyenizi almak için girdiğiniz bankada, Yönetim Kurulu Üyesinin yaptığı görevin ne olduğunu biliyor musunuz? Yönetim Kurulu Üyelerinin yetki ve sorumluluk sınırlarına dair en ufak bilginiz var mı? Makro düzeyde ekonomik bilgi gerektiren bu makama müspet katkınız olabilir mi?

Ve en önemlisi, bilmediğiniz, anlamadığınız böyle bir işten alacağınız maaşı mide fesatına uğramadan yiyebilecek misiniz?

En küçük yerleşim birimlerinden en büyük metropollere kadar, aile mahkemelerinde devam eden boşanma davaları artarak devam ediyor. Temel sorun işsizlik ve yoksulluk. Parçalanmış ailelerin çocukları, üzerinde ciddiyetle durulması ve acilen çözüm üretilmesi gereken devasa meselelerden belki de birincisi. Ruhsal dengesiyle birlikte, ümitleri ve geleceği kaybolmuş bir nesilden bahsediyoruz. Ahlakın, erdemin, şerefin, vakarın ve vicdanın tel tel döküldüğü ülkemizde, gençlerin önüne koyabileceğimiz rol model elbette sizler olmayacaksınız!

Yasama ve yürütme yetkisini en güçlü şekilde kullanmanıza rağmen bizleri duçar ettiğiniz Türkiye maalesef bu…

Abdülkadir Aksu uzun yıllar milletvekilliği ve bakanlık yaptı. ANAP döneminde İçişleri Bakanı olmasına rağmen Milli Güvenlik Kurulu’na niçin alınmadığı sorusu hafızamızdan hiç çıkmadı.

 Sadık Yakut için Ülkücü Gelenekten geldiği söylenir. Şayet bu fikrinde samimi olsa, “milliyetçiliğin her türlüsünün ayaklar altına alındığı” zihniyetin çatısı altında olmazdı. Şayet şimdiki minik hissedar Bahçeli ile ilgili anlaşmazlıkları gündeme getireceksen, inandırıcılığı olmaz. Zira şimdi ortak olarak aranızdan su sızmıyor. Bu bakımdan varsa ihtilafınız, fikir temelli değil kişisel ikbalinizle ilgilidir…

Faruk Çelik uzun müddet Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptı. Bugünkü içler acısı hali, bakanlığın nasıl yönetildiğine dair yeterli malumatı veriyor. Daha sonra Tarım Bakanlığı’nda yaptığı icraatlar sonucu, 130 civarı ülkeden samanı bile ithal eder hale düşürüldük.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na vekaleten atanmasıyla adını duyduğumuz Mevlut Uysal da sadakatle yaptığı emanetçilik görevinden dolayı unutulmayıp, mükâfatlandırıldı. Yönetim Kurulu Üyeliği gerçi yeterli değil ama ülkemizde ki işsizlik düşünüldüğünde şimdilik idare eder…

Yeni ihdas edilen Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği’ne seçilen Bülent Arınç, bundan sonra misafirlerini Saraydaki makamında kabul edecek…

Özgül ağırlığının büyük ölçüde fire vermesiyle kızakta bekletilen Bülent Bey, zaman zaman şekva mırıltılarıyla kendini unutturmamaya çalışıyordu. Sonunda konjonktürün yardımıyla olsa da, Sarayda bir sandalye sahibi oldu.

 Beyaz Perdedeki Türkan Şoray’ın siyaset sahnesindeki erkek versiyonu olarak, sık sık ağlamasından da tanıdığımız Bülent Arınç’ı bundan sonra mırıldanmadan, akıllı uslu otururken göreceğiz.

İsimleri ve icraatlarıyla anlatmaya çalıştığımız bu insanlar, bu ülkenin sevk ve idaresinde zaman zaman yer aldılar. İçinde bulunduğumuz olumsuz tabloda az ya da çok payları oldu.

Geçmişteki tüm olumsuzluklara rağmen siyasi rüşvet olduğu belli olan bu makamları, hak ve hakikat adına reddetme erdemini göstermelerini beklerdim. Maalesef gösteremediler.

 

 

31.05.2019 (Ali Ayhan Özçubukçu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İSTANBUL DEĞİL TÜRKİYE

HAKİKİ MAĞDUR

KARAKOLDA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR

ERKEK DEDİKLERİ (!)

SÖYLEMDEN EYLEME ŞİDDET

CUMHUR KARŞITLARININ ORTAK ADRESİ

PROJESİ OLMAYANLAR

SANAT VE SİYASET

MAHDUMLAR VE DAMATLAR