19 Haziran 2019 Çarşamba
İstismar Korkusu

Ayşegül Yazbahar

İstismar Korkusu

Cahit Zarifoğlu’nun satırları ülkemizin gündemine karşı utanmakla iğrenmek arasında köprü görevi görüyor gibi.

“Biliyor musunuz? Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle kemiğimle nefret ettim.”

Siz hiç bir çocuğu severken korktuğunu gördünüz mü? Ben gördüm. Ne kadar acı verdiğini tahmin bile edemezsiniz. Mardin’de ara sokaktan geçerken karşıdan gelen kız çocuğuna gülümsedim. Yolun ortasından yürüyen çocuk yönünü değiştirerek duvarın dibinden yürümeye başladı.Yaklaşınca gözlerine bakmaya çalışsamda duvara doğru bakıp yanaklarını elleriyle saklayarak kendini korumaya ve mümkün olsa duvarın içinden geçip gitmek istercesine dış dünyaya kapattı kendini. Gözlerim dolmuştu. Yüreğimde hissettiğim acıyı nasıl ifade edebilirim ki...

Çocuklarımızı yetiştirirken her tembihlemede korku tohumlarını serpiyoruz minicik yüreklerine. Tembihlemeden sokağa ya da okula gönderdiğimiz günler çok geride kaldı. Tanımadığımız ama sevecenliğine karşı koyamadığımız çocukların gözünün içine bakamaz olduk. Hem utançtan hem de çocukların içine işleyen korkularını hissetmemek adına hepimiz sevgisiz yaşamaya boyun eğmeye başladık.

Bu ülkede güncelliğini hiç kaybetmeyen bir konu bu. Öylece pis kokan öylece adaletsiz öylece sessizleşmiş bir konu bu. Adı cinsel istismar diye söylenen ama ülkemizin kara lekesi.

Neredeyse 5 yıldır hafızamızda yer eden midemizi bulandıran pedofili ve cinsel istismar suçlarına karşı yapılan eylemlerin azlığı aklımı yitirmeme sebep oluyor. Kahrolmakla beraber nefretim uyanıyor. Düşüncelerim insani boyutun çok ötesine taşınıyor. Hissettiklerimiz elbette çözüm sağlamıyor daha somut şeyler lazım gerçekten. Mahkemede yargılanan iğrenç mahlukların cezalarının müebbet olması ile başlayabiliriz.

Toplumdaki cinsel istismar olaylarının geleceğimizi elimizden aldığını, çocukları korku ile yaşamaya mahkum ettiğimizi gözlerimle gördüm. Toplumda varlığını sürdürmeye devam eden bu çocuk katilleriyle sapıklarla aynı ülkede nefes almak beni tiksindiriyor. Ülkemizdeki çocuklar bile küçücük yaşta insanların kötü olduğunu öğrenirken sizce yaşanılası bir ülkeden bahsetmek mümkün müdür?

Daha da kötüsü ne biliyor musunuz ? Ben bir anne adayı olarak bu ülkede çocuk sahibi olmak istemiyorum. Şimdi gelecekten bahsetsek mesela hangi cümlelerin peş peşe geleceğini hepimiz çok iyi biliyoruz artık. Bugünkü suskunluklarımız gelecekte sessiz çığlıklar olarak bize geri dönecektir.

30.05.2019 (Ayşegül Yazbahar)

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
Ellerine sağlık yazın için birlikte şahit olduğumuz bu sahneye kelimelerle çok güzel yansıtmışsın. Keşke olmasaydı da şahit olmasaydık bu görüntüye. Ah çocuklara verilen temkinlikler bizim gözümüzle görmek istemediğimiz kulağımızla duymak istemediğimiz o olaylar azalsa da bu durum yumuşasa. Ne yazık ki gidişattan dolayı aynı duyguları paylaşıyoruz.
Merve Alim1 Haz 2019 14:50:32

DİĞER YAZILAR

Doğu Ekspresi içsel bir yolculuk

2019 Konçertosu

Mutluluğun Tanımı Çocuktur

AKLIMIN İPLERİNİ SERBEST BIRAKTIM!

30.000 Adımla Adana’yı Bir Günde Gezmek