9 Nisan 2020 Perşembe
Cehennem Olsa Gelen, Göğsümüzde Söndürürüz.

Cehennem Olsa Gelen, Göğsümüzde Söndürürüz.

104 yıl önce bugün Sarıkamış’ta kardan kefenlere bürünen aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şâd olsun.

Hele söyle kurban olduğum hele söyle, Efim efim donarken gecenin ayazında. Nefesin buhar olup çıkarken son defa, Çıkmamış bıyıklarından buz sarkarken yiğidim, Elin mi önce dondu, yoksa ayakların mı? Kim düştü önce toprağa sen mi arkadaşın mı?

1914 yılının Kasım ayında Azap ve Köprüköy, Rus orduları tarafından saldırıya uğradı. Ancak saldırıyı 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa püskürtmüş ve Rus ordusunu dağıtmıştır.

Harekatın amacı, dağılan Rus ordusunu tamamen yok edip, Bakü petrollerine ulaşmak ve Alman İmparatorluğu’nun sanayi ihtiyacını karşılamaktı. Aynı zamanda 1877 yılındaki 93 Harbi’ni Osmanlı İmparatorluğu’nu kaybetmiş ve Batum, Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin Ruslara verilmişti.

Toprakları geri almak amacıyla 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, 19 Aralık tarihinde “Sarıkamış Harekatı” planlarını kurmaylarına sundu. İlk iki günü başarıyla geçen taarruz sonrasında olumsuz hava koşulları nedeniyle seyrini değiştirdi. Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 60 bin Osmanlı askeri donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Bu harekatta Ruslar da 32 bin askerini kaybetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre Sarıkamış'ta Osmanlı zayiatları 60.000 ve Rus zayiatları 30.000'dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Ruslar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden ölmesidir. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında esir alınmıştır.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz