24 Ekim 2019 Perşembe
İyi Parti'den YSK kararına tepki

İyi Parti'den YSK kararına tepki

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) AKP'nin olağanüstü itirazı sonrası İstanbul seçimini iptal etmesinin ardından İyi Parti grup toplantısı'nda karara tepki gösterildi.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) AKP'nin olağanüstü itirazı sonrası İstanbul seçimini iptal etmesinin ardından partiler ilk grup toplantılarını gerçekleştiriliyor. Partisinin grup toplantısında konuşan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, YSK'nın İstanbul kararına, "Koltuğunuz için her şeyi mübah gören zihniyetinizden utanıyorum" diye tepki gösterdi. "Demokrasinin evrensel değerleri çok açıktır. Yargının bu değerlere hiçbir müdahale hakkı yoktur" diyen Akşener, "Müdahale bir darbe sayılır. Darbelerin de kendine özel bir hukuku vardır. Bu darbeyi tümüyle reddediyorum" ifadesini kullandı.

Öte yandan Akşener, 23 Haziran'da gerçekleştirilecek İstanbul seçimleri için partisinin milletvekillerine, "Her biriniz elinizde bir meşale, umut ateşini memleketin dört bir yanında yakmak için yola çıkacaksınız. Nefesi kesilenlerin dayanacak gücü kalamayanların ezilenlerin, horlananların, size şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Çalmadık kapı, sıkmadık el, dinlenmemiş dert bırakmayacaksınız" çağrısında bulundu.

Akşener'in açıklamasından satır başları şöyle:

"Cübbesine düğme diktirmiş siyasilerden emir alan hukukçulardan utanıyorum. Kendileri varlık içinde yüzerken iradesini gasp ettikleri milletimin açlık ve fakirlikle mücadele etmek zorunda bırakılmasından utanıyorum. Çaresiz babalar böbreklerini satışa çıkarırken çocuğuna vakıflar kurdurup vatandaşın parasıyla zengin edenlerden utanıyorum. Kendileri Öcalan’la PYD, YPG ile el altından pazarlık ederken Kıbrıs’ı devrederken, milli egemenlik haklarımızı devretme görüşmeleri yaparken Suriye’yi bir uydu devletçik kurulmasında gözlerini kapayıp el sıkışırlarken, millete terörist, illet zillet diyenlerden utanıyorum. Bunları konuşmak zorunda kalmaktan utanıyorum. Başkası adına utanırsınız ya o yüzden utanıyorum. Yaptıkları hırsızlığı, arsızlığı anlatırken utanıyorum. Ben utanıyorum ama onlar utanmıyor. Onların yüzü onların, yüzleri kızarmıyor. Yaptıkları utanmaz, arsız, pişkin siyasetten onlar utanmıyor. Kanıma da en çok bu dokunuyor. Allah şahidim olsun ki elimde taşıdığım demokrasi bayrağını ant olsun ki yere düşürmeyeceğim. Allah'a yemin olsun ki aziz ve gazi Türk milletini ve sizleri, sizin gibi cesur ve iyi insanları utandırmayacağım. Bizi sesimiz ol, sözcümüz ol diye buraya gönderenleri utandırmayacağım. Şimdi soruyorum iradesini her daim baş üstünde tuttuğum büyük Türk milletinin huzurunda soruyorum, İBB seçimlerinde ilçe belediye başkanlıkları, meclis üyelikleri ve muhtar seçimleri için tek zarf kullanmadık mı? Peki o zarfların atıldığı sandıkların başkanları aynı isimler değil miydi? O zarfların içinde 4 pusula vardı. Aynı kurumların denetimindeydi. Bunların içinde sadece kaybettikleri İBB sonuçlarını seçip iptal etmek hangi vicdana izah edebilir. Bu durumda Türkiye'deki tüm sandık başkanlarını kontrol etmeyecek misiniz? Sadece 31 Mart seçimlerinde değil, 24 Haziran seçiminde de sandık kurullarını incelemeyi düşünmüyor musunuz?

"Tüm Türkiye'de 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerinde görev yapmış tüm sandık kurulu üyelerinin incelenmesini istiyoruz"

Gerekçeniz tam kanunsuzluk ise eğer bunu yapmanın gerekir. Yok gerekçeniz tam hukuksuzluk ise Ramazan'ın ilk orucunu hak yiyerek açtınız. İyi Parti olarak tüm Türkiye'de 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerinde görev yapmış tüm sandık kurulu üyelerinin incelenmesini istiyoruz.

Bu sandık kurulları belirlenirken neredeydiniz? Karar hukuksuz olunca bu sorulara verilecek makul bir cevap olmadığını elbette biliyoruz.

Aziz milletimin iradesine tuzak mı kurdunuz? Ülkeyi yöneten belli,. Sandık kurulları konusunda denetleme yetkisi olan kurum belli. Bugün o iki sorumlu el ele vermiş millet iradesini yok sayıyor. Bu karar sonucu büyük olgunlukla karşılayarak iradesine saygısını hak eden AKP'ye ve MHP'ye oy vermiş vatandaşlarımızın iradesine de karşıdır. Sebep olduğu bu hukuksuzluğun demokrasimizde açtığı yaranın mutfağımıza nasıl yansıyacağını hiç düşündünüz mü? Türkiye'yi bir muz cumhuriyeti olarak göstermiş olduğunuzun farkında mısınız? Koltuğunuz için her şeyi mübah gören zihniyetinizden utanıyorum.

"Demokrasinin evrensel değerleri çok açıktır. Yargının bu değerlere hiçbir müdahale hakkı yoktur. Müdahale bir darbe sayılır. Darbelerin de kendine özel bir hukuku vardır. Bu darbeyi tümüyle reddediyorum. Ant olsun, yemin osun ki Türkiye iyi olsun diye milletimiz bir oh desin diye, gençlerimiz geleceğe umutla bakabilsin diye, bizden sonra gelenler bizden utanmasın diye bu misakı hayata geçirinceye kadar yorulmayacağım, yılmayacağım, yıkılmayacağım. Dava arkadaşlarım, umudun kaybolduğu en karanlık günlerde ilk vazifemiz budur. Her biriniz elinizde bir meşale, umut ateşini memleketin dört bir yanında yakmak için yola çıkacaksınız. Nefesi kesilenlerin dayanacak gücü kalamayanların ezilenlerin, horlananların, size şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Çalmadık kapı, sıkmadık el, dinlenmemiş dert bırakmayacaksınız. İçinde bulunduğumuz şu mübarek ayda sofralarımızı huzurlu, mübarek kılsın."

Yorumlar (0)

Yorum Yaz