27 Mayıs 2019 Pazartesi
2019 Konçertosu

Ayşegül Yazbahar

2019 Konçertosu

Açın, açın.

Bu yazıyı okumadan önce konçertoyu açın. Rodrigo’nun gitar konçertosunu ama.

Siz bu yazıyı okurken arka fonda çalsın öylece.

Çünkü tarih 6 Mayıs 1972.

Düşüncelerin asıldığı gün.

Darağacında üç fidan.

İşte tarihin kör noktası.

Bir ip ile asılan bedenler değildir, çığır açabilecek ve çığlık olabilecek düşüncelerdir.

Düşüncelerin asılamayacağını, marksizmin bu asılmalara rağmen devam edeceğini bilmiyorlar mıydı ?

Belki de bilmiyorlardı. Çünkü karanlıkta yaşayanlar ışıktan korkarlar. Bu nedenledir ki ışık gördükleri yere duvar örüp kendilerini zindana atarlar. O karanlıkta zamanla seni ölüme doğru sürükler. Yeni bir fikre karşı çıkıp gelen ışığı kapatırsan yok olmaya mahkumsundur. Karanlığa gömülüp gidersin.

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan.

İsimleri tek tek okunduğunda ellerin hemen hemen hepsi havaya kalkmıştı.

Ölümüne oylama yapmak!

Şimdi kendimi o oylamada üçünden birinin yerine koydum. Tepkim ne oldu biliyor musunuz ?

Aynı Deniz Gezmiş gibi gülümsedim. Hakim ona “Neye gülüyorsun?” dediğinde Deniz’in ‘Duvarda adalet yazıyor ona gülüyorum’ diye verdiği cevabın ne kadar da patetik bir uslübu olduğunu anladım.

Şimdi o dönemde elini havaya kaldıran, idam kararında payı bulunan biriyle konuşmak isterdim. O üç pırıl pırıl genç, idam edilince sandığı gibi mi olmuştu, her şey düzelmiş miydi ? O eli kaldıranlardan herhangi birine şu soruyu sormak isterdim. Adalet miydi yaptığınız ?

Bir düşünce kök saldığında ağacı yerinden sökmediğin müddetçe yani düşünceyi yok etmediğin sürece istersen Deniz’i as, istersen Hüseyin’i, istersen Yusuf’u da. Düşünce olduğu gibi durur karşında. Darağacında, cezaevinde, Ankara’da, Türkiye’de.

47 yıl geçti aradan. Yine hiç bir şey değişmedi.

Tarih 6 mayıs 2019.

Demokrasinin asıldığı gün.

Darağacında Türk milleti.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” deyip cumhuriyeti ilan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçe sayıldığı gün. Değiştirilemeyen anayasanın birinci maddesine karşı yapılan darbedir. Darbe 1972’de değil, asıl 2019’da yapıldı. 6 mayıs lekesini iyice elimize yüzümüze bulaştırdık.

Yine senin gibi düşünmeyeni dışlama politikası had saftada.

Demokrasi ile yönetilen bir ülkede halkın egemenliğini hiçe saymak hiç bir kalıba hiç bir tanıma sığmıyor zaten.

Bu seçim iptali kabul edilebilir hak, hukuk veya adalet davası olamaz. Hak, hukukun içerisinde geçer. Hukuk ise adaletin içerisinde. Adalet olmayınca hak ve hukuktan bahsedemeyiz zaten.

Davanın içeriği aslında 20 Ekim 1927’de yazılmış. Hem de Mustafa Kemal Atatürk tarafından.

“Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” diyen Atatürk’ün gençlere bıraktığı davadır.

Şimdi daha yüksek sesle dinleyin Rodrigo’nun gitar konçertosunu.

İnfazcıların Deniz Gezmiş’in son isteğini yerine getirmemesi kadar yüksek sesle dinleyin.

Demokrasi ile yönetilen bir Türkiye Cumhuriyeti umuduyla.

Her şey çok güzel olacak.

9.05.2019 (Ayşegül Yazbahar)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Doğu Ekspresi içsel bir yolculuk

Mutluluğun Tanımı Çocuktur

AKLIMIN İPLERİNİ SERBEST BIRAKTIM!

30.000 Adımla Adana’yı Bir Günde Gezmek