8 Ağustos 2020 Cumartesi
Kurban olmak zorunda değilsiniz

Kurban olmak zorunda değilsiniz

Cebinizde para olmadığını, hatta kredi kartları sayesinde borçla yaşadığınızı düşünün. Çoğu zaman aybaşını getiremiyorsunuz. Daha ileri gideyim, işinizi kaybetmişsiniz. Böyle bir fotoğraf içerisinde, sadece mahalledeki esnaf ayakta kalsın diye, gidip kredi kullanarak daha batık hale gelmeyi ve öyle harcama yapmayı dener misiniz?

Sanıyorum bu durumun tartışmasız yanıtı ‘hayır’dır. Fakat bugün sizden istenen bundan başka bir şey değil. Esnafı, çiftçiyi desteklemesi gereken, onun gelişimini finanse etmekle yükümlü iki bankanın da içinde olduğu üç kamu bankası televizyonlarda boy boy reklam dönüp, 3,5 sene vadeli bir haftalık tatil kredisi satıyorlar.

Biliyorum daha önce de dile getirdim. Ama ısrarla, yeniden, yeniden bu akıl tutulmasının altını çizmeye ve tüketiciyi uyarmaya da devam edeceğim. Çünkü iki gün sonra ‘almasalardı’ diyerek işin içinden çıkıp, sizi kaderinizle baş başa bırakacakların, bugünkü özendirme çalışmalarına kanmayın istiyorum.

Esnafına, sanayicisine, üreticisine sahip çıkamayan, onları borçlandırmak ya da borçlarını faiziyle ötelemek dışında bir hizmet sunamayan bir ekonomi yönetiminin, Ali Cengiz Oyunu kurarak, görev zararı yine size ödetilecek bir kamu borçlanmasıyla reel sektöre sahip çıkmasına engel olun.

Onların görevi sizi batırmak değil; reel sektöre akılcı, kalıcı çözümler sunarak ayağa kaldırmak. Lakin bunu bir tarafta borçlarınızı ödeyemez hale getirdikleri ve sonuçta da toplamda ortaya çıkacak faturayı zamla, vergiyle ihale edecekleri size yaptırmak istiyorlar.

Kendi gerçeğinize yabancılaşmayın. Yarın çalışacağınızın garanti olmadığı, çalışsanız da kısa çalışma ödeneğine mahkûm bırakılacağınız ya da ücretsiz izne çıkarılacağınız bir ortam içerisinde 3,5 sene borçlanıp, bir haftalık tatil yapmayın.

Nitekim aynı durum kurban ibadeti için de geçerli. Zaten borçlu olana yükümlülüğü olmayan bir ibadeti, marketler üzerinden kredi kartıyla, faizini ödetip, borçlandırarak size ibadet yaptırmaya kalkanlara kanmayın.

Ortada ekonomik olarak hatalarla getirilmiş, yanlışlarla ağırlaştırılan ve akıl tutulması içerisinde sadece oluşturulan yandaş medyayla iyi gösterilmeyen çalışılan bir ekonomi garabetinin kurbanı olmayın.

Hesabınızı bilin. Tasarrufun bir boyutunun da gereksiz ve mantıksız harcamalardan uzak durmak olduğunu hatırlayın. Bütün bunlar bizim aile yaşantımızda, toplum kültürümüzde var. Rica ediyorum tekrar hatırlayın.

Yani büyük bir algı oyunu içerisinde söylendiği gibi, bu harcamaları yapmak, borca batmak ve hatta kurban olmak zorunda değilsiniz. Çünkü sıkıntıya düştüğünüzde sizi kaderinizle baş başa bırakacaklar.

Yapmayın. Yapmayın ki hayat gerçekten bayram olsun.

27.07.2020 (Çetin Ünsalan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İzliyoruz…

Dış güçler geri gelir mi?

Zor sonbahar

Tacikistan, Orta Asya’nın anahtarı olabilir

Kepenk sesine dikkat edin

Cenazeyi, belediyeye devrediyorlar

Sepeti değiştirmeyi düşünmüyor musunuz?

Markalı projeleri kim aldı?

Kredi alkışının gölgesinde...