10 Aralık 2019 Salı
Pes artık…

Pes artık…

Bir kıyafet mağazasına girdiniz. Ürünleri gözden geçirdiniz. Bir tanesi dikkatinizi çekti, denediniz, beğendiniz ve fiyatını sordunuz. Fakat size yüksek geldi. Almaktan vazgeçip, teşekkür ederek mağazadan çıkarken, kasiyer sizi durdurdu ve dedi ki:

“Bir dakika 10 TL borcunuz var.” Nedenini sorduğunuzda bunun ürüne bakma, gösterme, sergileme, hatta almadığınız için katlayarak askıya asma bedeli olduğunu söyledi. Öder misiniz?

Dünyanın en saçma talebi bulur ve şiddetle karşı çıkarsınız değil mi? Neden? Çünkü saçmadır. Böyle bir ödeme yapmak zorunda bırakılamazsınız. Peki bu kadar saçma bir talebi, kredi istediğiniz banka önünüze getirse, hatta size sormadan hesabınız orada olduğu için direkt kesse hoşunuza gider mi?

Cevabı hepimizce malum. Fakat bu kadar saçma ve akıl dışı bir durum, ne yazık ki yaşandı. Hatta muhtemelen yaşanmaya devam ediyor. Sadece biri fark edip, itiraz ettiği için ortaya çıktı.

Milliyet’ten Kadife Şahin’in haberine göre bunu yapan hem de bir kamu bankası. Küçük bir işletme sahibi 50 bin TL’lik kredi isteyip, sonra faizi yüksek bulup vazgeçince, hesabından 500 TL kesilmesini fark edince ortaya çıkıyor.

Bunu bankasına sorduğunda da THU, yani teklif hazırlama ücreti olduğunu öğreniyor. Üstelik pişkince ve küstahça kendisine bunun normal olduğu, zaman harcandığı ama krediyi almadığı için alındığı anlatılıyor.

İlk verdiğim mağaza örneği ile bire bir aynı değil mi? O zaman bundan sonra vitrinlere bakma parası, pastanenin önünden geçerken, dumanı burnunuza gelen poğaçadan koklama parası, belediyenin yaptığı yolda yürürken adım attı parası da verelim.

Zira istenen paranın bunlardan daha fazla bir mantığı yok. Ama işin temeline baktığınızda kredi veriyorum reklamları arasında, firmaların ne tip sıkıntılarla karşı karşıya kalabildiğini görüyorsunuz.

Bu iş insanı fark etmiş. Farkında olmayan kaç kişiden o 500 TL kesildi biliyor muyuz? Ama siz bankaları, sendikasyon adı altında borç aldıkları parayı, zararına satmaya zorlarsanız, onlar da işin ahlaksızlığına yönelirler.

Mazeret değil, ama çocuğu arsız yapan anası babasıdır. Gerçekleri insanlara anlatmayıp, Türkiye’nin yurtdışından para kullanmasının maliyeti olduğu kabul etmeyip, hatta gerçekçi olmayan bir enflasyon üzerinden, gerçekçi olmayan bir faiz kuru belirler, ama parayı satmak zorunda olanı da buna zorlarsanız, işte böyle yan yollar açılmasına neden olursunuz.

Peki siz şimdi buna kızdınız ya da alındınız mı? O zaman yıllardır ödediğiniz başka bir para daha var. Elektrik faturalarımızda, dağıtım şirketleri okuma bedeli alıyor. Tüketici örgütlerinin itirazı üzerine ne yaptılar biliyor musunuz? Faturanın içine gömdüler ama alıyorlar. Ona sesiniz çıkmazsa, muhatabınızın ne kadar densizleşeceğini tahmin edemez, terbiyesizleştiğinde de kızamazsınız.

24.10.2019 (Çetin Ünsalan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Aynı nakarat…

Üreticinin maliyeti nasıl düştü?

İnşaat ülkeyi aşağıya çekiyor…

Baktığınız kadar görürsünüz…

Dolduruşa gelmeyin…

Herkes mi hatalı?

Hayaller yerel, gerçekler dolar

Hayaller yerel, gerçekler dolar

İmamoğlu neden yurtdışına gitti?