20 Ocak 2022 Perşembe
DALKAVUKLUĞA POYDOS

Ali Ayhan Özçubukçu

DALKAVUKLUĞA POYDOS

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bütün siyasilerin örnek alması gereken bir adım attı ve bazı birimlere asılan kendi resimlerini, yayınladığı genelgeyle kaldırttı. Bundan Sonra Atatürk dışında hiçbir resmin asılamayacağını, riyakâr personeline ve ülkemizde yaşayan tüm dalkavuklara verdiği bu eşsiz mesajıyla anlattı. Ümit ederim esas ibret alması icap eden siyaset figüranları bu erdemli tavırdan kendilerine gereken dersi çıkarabilecek zeka ve cesareti gösterirler.

Ülkemizin en önemli ve tehlikeli mesleği olan dalkavukluk, iktidarı temsil edenlerin kalitesiyle ters orantılı olarak kanserli hücre gibi çoğalıyor. Bilgi ve tecrübenin kısaca liyakatin boşalttığı alanlar riya ve yalanla dolduruluyor. Sonuç ta kerameti kendinden menkul sahte halaskarlar miyop zekalarıyla içinden çıkılmaz hale getirdikleri sorunlara yenilerini eklemekten başka bir iş yapmıyorlar. Hasbelkader sevk ve idareyi ele geçiren tutarsız kalitesiz ve beceriksiz yöneticiler, etraflarına topladıkları dalkavuk ordusunun tezahüratı içinde kendilerini kahraman zannederek, ihanete varan yıkımlara sebep oluyor. Kendisinde olmayan özellikleri ısrarla terennüm eden bu güruhun iltifatıyla trans haline geçen kifayetsiz muhterisler, şifa bulmaz narsizmin pençesinde, istenen her talebi yerine getirerek,  yürüttüklerinin fitresini dağıtan, hayır sahipleri gibi iç huzuru yaşarlar. Veren el alan elden üstün olduğuna göre, beytülmal’dan götürdüklerinin fitresini de “helal hırsızlık” anlayışı gereği dağıtırlar…

İroni yaparak anlatmaya çalıştığımız mübalağalı tabasbus sonunda, dengesini yitiren iktidar sahiplerini, bu etkili silahın pençesinden kurtarmak,  maalesef ülkemizin öncelikli meselesi haline geldi.

Yıllar önce dinlediğim olağan üstü güzellik ve sadelikteki değerlendirme, halk filozofu sayılacak olgunluktaki kişilerin şaşmaz hükmünü ifade ediyordu. Halen Gaziantep AKP Milletvekillerinden birisinin büyük dayısı olan Merhum Ahmet Balık, merhum Babam’a hitaben ”Ustam birisi bana fazla iltifat ettiğinde çok korkuyorum” diye söze başlar gerekçesini ise “ Ya bacısı var bana verecek, ya bacım var onu alacak “ mizahi örneğiyle hafızalarımıza kazırdı.  Özet olarak, her iltifat büyük ölçüde yalan ama hedefi tamamen çıkar olan beşeri yöntemdir. Şahsiyet ve bilgi yönünden kuraklık yaşayan toplumlardaki şark kurnazların da en etkili silahıdır.

Sonuçları itibariyle; bilgi yönünden yetersiz toplumlarda ciddi yıkıcı etkilerini gördüğümüz bu illetin, yönetim kademelerinde zillete dönüşmesini önlemek, öncelikle cahil yöneticilerden kurtulmakla başlar. Geleneksel ahlaki davranışlarla bilginin sentezinden ortaya çıkacak vakar ve erdem sahipleri, etkili makamlara taşıyabilmek için ahlaki, hukuki ve siyasi şartlara uygun zeminin oluşturulması gerekir.  Toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilerek, bilhassa siyasi alandaki abartılı yalakalıklara ciddi tepki gösterilmeli hatta mesnetsiz komplimanlar parti suçu haline getirilmelidir. 

Ülkemizde icra edilen en pespaye ve sermayesiz meslek dalı olan dalkavukluk aynı zamanda muktedirleri suça sürükleyen unsurların başında gelir. Yetki ve imkanlar zorlanarak çıkar sağlayan, çanak yalayıcılar; bir defayla yetinmeyecek, devamını isteyecek, sonuçta yasal olmayan yöntemlerle sağlanan menfaat aynı zamanda işlenen mali ya da idari suç anlamını taşıyacaktır. Bu bakımdan denetimden ve yargıdan kaçırılan, basından saklanan eylemlerin tarafları birbirine mecburen kenetlenir. Sonuçta spontane suç ortaklığı kaçınılmaz hale gelir. Bu aşamayla birlikte ortak adedi çoğaldığı gibi talepler, çeşit ve miktar olarak artacaktır. Girilen bu yolda her geçen gün yolsuzluk çamuruna daha fazla batmış olan iktidar sahipleri mevcut statülerini muhafaza etmek, ayrıca yargı cenderesinden kurtulmak adına verdikleri tavizleri her geçen gün daha da arttırmak mecburiyetindedir.

Bu fasit daire içine giren her şey, her geçen gün daha karmaşık hale gelecek sonuçta mafyavari bu düzenin devamından başka yol kalmayacak, sonuçta akıbet er ya da geç hükmünü icra edecektir.

Mültefitlerin tatlı diline kapılmamız halinde kendimizle birlikte bütün yakınlarımızın savrulacağı sergüzeşt hiçbir zaman Türk Filmleri gibi mutlu sonla bitmez. Bilakis hüsran, hicran ve gözyaşı bu maceranın asla değişmeyecek hitamı olur.

Muhtelif örneklerle de izaha çalıştığım, dalkavukluk illetinin sebep olduğu toplumsal deprem, cehaletin kesafetiyle tahminlerin ötesinde yıkıma yol açar. Kemik yalayarak başlayan  bu sürecin toplumumuzu götüreceği menzil, ülke bütünlüğünü tehlikeye düşürecek anarşi ve kaostan başka bir anlam da taşımayacaktır….

                Ülkemizdeki ortalama insan kalitesi cemilelere karşı çok zayıf olduğumuzu anlatıyor. Yaşayarak gördüğüm ve öğrendiğim sayısız örnekler, bilgi ve kişilik açısından yeterli olgunluk ve donanımı olmayanların, duygularının okşanması halinde akıl almaz dangalaklıklar(!) yaptığını bizlere göstermektedir…

Bütün bu anlattıklarımın ışığı altında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın olağan üstü güzellikteki tavrı çok daha büyük anlam kazanıyor...

31.07.2019 (Ali Ayhan Özçubukçu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

YENİ PARTİLERİ BEKLERKEN 2- AKP’NİN DURUMU

FETÖ BORSASI VE BAŞKANLIK

HER KONUDA AYRIMCILIK

YAMUK BİR AŞK HİKAYESİ

GAZİANTEP İYİ PARTİ’DE BİLMECE

İYİ PARTİ'DEN BEKLENEN İYİ MESAJ

RANDEVU İÇİN ÇALIŞMAK

ÖRNEK BİR VATANSEVER

NECDET SEVİNÇ ADLI BİR EFSANE